bunu bana dinletene lanet okuyorum esasina bakarsaniz, emme...öyle iste.
cok güzel olmasinin yani sira, acayib de...
nazim'i henüz ünol büyükgönenc'ten dinlemeyenleriniz varsa buyursun dinlesinler. ben yapi ile yapicilar'i dinlemis idim tee eskiden...ama bu taze bitti sayilir;
ayni daldaydik-ünol büyükgönenc
siir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Şubat 2010 Cuma
ayni daldaydik...ayrildik...
Gönderen aksamdan kalma corba zaman: 23:15 0 benim de söyleyeceklerim var8 Aralık 2009 Salı
romantizm, realizm ve siyaset ücgeninin alman sairi: heinrich heine
Gönderen aksamdan kalma corba zaman: 13:02 0 benim de söyleyeceklerim var
“...ben bir alman şairi
bütün almanya'da meşhur
en üstün isimler söylenince
içlerinde benimki de bulunur...”
bu dizelerin sahibi romantizm ve realizm akimlari arasindaki gecis döneminde, siyasal siirin öncüsü olan heinrich heine’den baskasina ait degildir...
adini düssel irmagindan alan düsseldorf kentinde hayata gözlerini 13 aralik 1797’de acan sairin kulagina fisildanan ilk isim aslinda “harry” dir. heine, dogdugu sehre herzaman, özellikle de sürgün yillarinda, büyük bir özlem ve sevgi duyar...bu sevgisini sairin su sözlerinden de anlamak mümkün sanirim:
“die stadt düsseldorf ist sehr schön, und wenn man in der ferne an sie denkt und zufällig dort geboren ist, wird einem wunderlich zu mute. ıch bin dort geboren und es ist mir, als müsste ich gleich nach hause gehn. und wenn ich sage nach hause gehn, dann meine ich die bolkerstraße und das haus worin ich geboren bin“
meâli: düsselrodf sehri cok güzeldir. eger uzakta orayi düsünüyorsaniz ve de tesadüfen orda dogmussaniz, bu size cesaretz verir. ben orda dogdum ve bana öyle geliyor ki, sanki simdi eve gitmek zorundayim. ve eve gitmekden kastim, bolkerstraße'ye, icinde dogdugum eve gitmek*
harry, yahudi bir ailenin cocugu olarak dogmustur. yahudligi, üniversite yillarini gecirdigi berlin'de arkadaslari tarafindan alay konusu edilince basi ceken ögrenciyi düelloya davet etmis ve bu sekilde de okuldan uzaklastirilmistir.
ilk basarili siirleri, asik oldugu kuzenine yazdigi siirlerdir. bunlari takma isimlerle cesitli gazetelerde yayimlayan heine, bu arada yahudilikten protestanliga gecmis ve adini da harry'den "heinrich" e cevirmistir. kiliselerle arasi hicbir zaman iyi olmayacaktir; ama artik toplumda bir yahudi olarak anilmaktan da kurtulmustur. yalniz, arkadasina yazdigi bir mektupda bu din degistirme meselesini söyle anlatir:
"acikcasi din degistirmis olmamdan ötürü pismanlik duyuyorum. protestan oldugumdan beri hayatimda hicbir degisiklik yok. hatta kötü sansin yakami birakmadigini bile söyleyebilirim"
heine, zamaninin ileriyi gören aydinlarindandir. 1820'li yillarda islâm kültürü ve endülüs emevi devleti ile ilgili derinlikli arastirmalar yapar. 1823 yilinda yazmis oldugu almansor kitabindaki su satirlar dikkat cekicidir:
"bu sadece bir provaydi. kitaplarin yakildigi yerde, bir gün insanlar da yanar"
-1933 yilinda iktidara gelen hitler önce kitaplari, sonra da insanlari yakmistir-
1824'de sairin en büyük siirlerinden biri olarak anilan "die loreley" in da icinde bulundugu "otuzüc siir" isimli derlemesi yayinlanir. yine bu dönemde heine, almanlarin medar-i iftihari goethe ile harz'da görüsür. heine bu bulusmadan hayal kirikligi ile ayrilir. goethe kendisine cok soguk davranmistir.
1826 yilinda cikardigi "harz gezisi" kitabi toplum tarafindan büyük bir ilgiyle karsilanmis ve bunun üzerine heine bir de "sarkilar kitabi" diyebir siir derlemesi yayinlamistir. bu kitabinda bir yandan romantizmi yüceltirken bir yandan da ironik siirleriyle "suluzirtlak" bir romantizmin önünü kapatmaktadir...
genc bayan denizin kenarinda duruyor
ve icini cekiyor derin derin
günesin batimi
onu böyle hüzünlendiren
üzülmeyin genc bayan!
bu eski bir oyun
suradan batar iste bu aksam
cikar yarin öbür taraftan!
heine'nin basi alman sansürüyle derttedir. paris'e tasinir. bircok devrimcinin dilinden düsürmedigi "silezyali dokumacilarin türküsü" heine'nin siiridir.
almanya'nin bu zihniyetinden kurtulusun olmadigini gören sair, kendini paris'e atar. orada evlenir ve karisi tek kelime almanca bilmemektedir. karisinin kendisini "ünlü bir sair" olarak degil de, kendi insanligindan ötürü sevdigini düsünen heine, görece mutlu bir evlilik gecirir. ölene kadar bu esinden ayrilmaz ve kendisinden 27 yil sonra ölen esi de, yanina gömülür.
esi mathilde'nin sairin siirlerine dair kullandigi su cümle ironiktir "heinrich'in iyi bir sair oldugunu sanmiyorum; cünkü kendisi yaptigi isilerden sürekli memnuniyetsiz dolaniyor"
karl marx'in ögretilerinde de etkilenir heine. 1844'de yayinlanan "Almanya. Bir kis masali" kitabinda bu ögelere yer verir:
yeni bir sarki daha iyi bir sarki
yazmak istiyorum size arkadaslarim!
simdiden dünya üzerinde
cenneti yaratmaliyiz biz
yer yüzünde mutlu olmali her birimiz
sefillik icinde yok olmamaliyiz
tembel koca göbekler indirmemeli mideye
caliskan ellerin ürettiklerini
1848 subatinda, heine felc gecirir ve sekiz yil boyunca yatalak olarak hayatina devam eder. bu kosullar altinda dahi ironiyi elden birakmaz.
vasiyetinde, ne papaz ne haham istedigini belirtir. bir tanriya inaniyordur; ama bu kisisel bir tandiri ve hicbir dine ait degildir.
istedigi sekilde fransa'da gömülür heine.
bizlere de ondan geriye, okunacak birsürü sey kalir.
bizim tekir
Gönderen aksamdan kalma corba zaman: 12:55 0 benim de söyleyeceklerim var
yolunu sasirmis yagmur damlasi
girdi pencereden iceri
ve patisine degdi tekir'in…
tekir
konusur gibi
cevirdi bakislarini sahibine
ne geliyorsa basina sudan geliyordu iste
akvaryumdaki balik degil miydi
suda yüzen
akilcelen
ve „pencereden kac“ diyordu bu yagmur damlasi
kediler suyu sevmezdi ya,
özgürlügün özgül agirligi
suyunkinden fazlaydi…
bizim tekir,
cevirdi yesil bakislarini cama
ve cikti özgürlük yoluna,
sacaklarin altindan gecip
islatmamaya calistigi
basi gibi dik
kuyruguyla…
11 Kasım 2008 Salı
ben senden önce ölmek isterim
Gönderen aksamdan kalma corba zaman: 07:28 0 benim de söyleyeceklerim var
ben
senden once olmek isterim.
gidenin arkasindan gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,
beni yaktirirsin,
odanda ocagin
ustune korsun
icinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
seffaf,
beyaz camdan olsun
ki icinde beni gorebilesin
fedakârligimi anliyorsun :
vazgectim toprak olmaktan,
vazgectim cicek olmaktan
senin yaninda kalabilmek icin.
ve toz oluyorum
yasiyorum yaninda senin.
sonra, sen de olunce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yasariz
kulumun icinde kulun
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasiz bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama
biz
o zamana kadar
o kadar karisacagiz ki birbirimize,
atildigimiz coplukte bile
zerrelerimiz
yan yana dusecek.
topraga beraber dalacagiz.
ve bir gun yabani bir cicek
bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse
sapinda muhakkak iki cicek acacak :
biri
sen
biri de
ben.
ben
daha olumlu dusunuyorum
ben daha bir cocuk doguracagim
hayat tasiyor icimden.
kayniyor kanim.
yasayacagim, ama cok, pek cok,
ama sen de beraber.
ama olum de korkutmuyor beni.
yalniz pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze seklini.
ben olunceye kadar da
bu duzelir herhalde.
hapisten cikmak ihtimalin var mi bugunlerde?
icimden bir sey;
belki diyor.
nazim hikmet'e yazilmistir aklinin kizil sacli bacisi piraye tarafindan.
piraye "ben senden önce ölmek isterim" diyerek nazim'i nasil sevdigini anlatmistir...bir insanin olmayacagini düsünmenin kederini bilir misiniz? düsünün ki o sizin yâriniz, yâreniniz...karninda kipirdayan bir cocuk sevdiniz. aksam ona seker getiremeyesini dert ettiniz belki. memet fotograflarda büyüyordu cünkü.
piraye nazim'i seviyordu. kim sevdiginden sonra ölmek ister ki? ne kadar dayanabilir yürek onun pesinden yalnizliga.
hani onu daha önce hic tanimamis olsan. gitsin, gider...
ama bir kere girmis hayatina...ondan önce onsuzdun, evet; ama bir kere oldu o. nasil inkâr edeceksin ki yasananlari? olur mu hic? olmaz iste...
belki piraye ile nâzim'in aski bitti de...yine de kaldi yüregin bir yerinde sizisi...hic degilse bana tercüman oldu yillar evvel, bugün...belki yillar sonra devam edecek tercümanliga.
belki bencillik gibi gelecek sana; ama...
"ben, senden önce ölmek isterim"
bilirim, sen de benden önce ölmek istersin...
yasasak ya!
aman basina bir is gelmesin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)