3 Ocak 2010 Pazar

gögü kucaklayip getirdim sana...

bir adam, disarida biraktigi birsürü seyin acisini duyumsar gögsünün sol yaninda. arkadaslarini özler, birlikte icilen sicak cayi, martinin cigligini, bir annenin ilik nefesini, bir babanin hirkasi altindaki resmini. bir kadin düser aklina. hepsine yansir yüzünün resmi. arkadaslarinda onu görür, inandiginda onu, annesinde, babasinda, martinin cigliginda o.

görüs günü...

kadin, saclarina bahari takip gelir adamin yanina. arkadaslarini getirir eteklerinde, annenin ilik nefesini tasir üzerinde. babanin seyiren gözleri, onun gözleri. dudaginin ucu bir parca marti. parmaklari zeytin, peynir ve cay.

"oy bana en yakin, oy bana en uzak yar"

tellerin ardindan koklar adam kadini. bir nefeste bitirecekmis gibi acilir burun kanatlari. kollarini olabildigine iki yana acmistir kadin varmazdan evvel yamacina adamin. sigdirabildigi kadar kucagina, gögü getirmistir adama.

simdi özgürlük -bir degil, o- kadinin sacindan ayagina uzanan bir ilkim kesfedilmek icin istah duyulan, dehset bir sekilde istenen, yazik ki erisilemeyen

Hiç yorum yok:

 

biracayibkadın Design by Insight © 2009