11 Kasım 2008 Salı

asker kacaklari

bir asker, pususunda geceleyin. iki sarki söyler durur...
biri asker kacaklari, biri de siyrilip gelen...
neleri düsünür, neler gecer aklindan...kim bilir?
halaya durur hayalinde. gülümser yine agiz dolusu, kafasini kasir sasirinca.
susar asker kacagiyla birlikte. kurur dudaklari, ne edecegini bilemez. matarasina zor uzanir elleri...

soguk bir ay dolanir durur geceleri üzerinde. kazdigi siper mezar midir bilmez...aklina bir kürt kadinin sesi takilir. en sevdigi türküyü söylemektedir. elleri silahin üzerinde donmakta askerin...susar, kadinin sesini düsünür sürekli. kadin susar, dünya susar...asker, onu susturur.

asker kacagini, elleri kinasiz gelini düsünür asker. agzindan cikar buharla kendi ellerini isitir dag ayazinda.
elleri aslinda bir kadin memesini avuclamak icin yaratilmis ve calismak icin onurluca, kitaplarin sayfalarini cevirmek icin...simdi bir siperde, kimin kimi niye katlettigi belli olmayan bir savasta silah tutmakta...
kadinin sesi kulaklarinda...ugulduyor sürekli...
asker kacaklari dilinde, yoruluyor sürekli...
bir genc kizi yüzü aklinda, hatirliyor sürekli...

sabah oluyor...dilindeki türkü degisiyor askerin...

"belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat"

bir gün daha bitti diyor asker...bir cizik atiyor. zora kafa tutanlar bir gece daha kaciyor...

Hiç yorum yok:

 

biracayibkadın Design by Insight © 2009