
ben bu masali, herkesin kendini oldugundan baska gördügü bir devler ülkesinden caldim. cok yollar astim, cok ugrastim. kac cüceyle gürestim, kac yilanla bogustum. az kaldi bir sinegin bogazinda kaliyordum, derken hancerimle karnini yardim da ciktim.
günlerden bir gündü, yillardan bir yil. az gittiydim, uzun hatri kalmasindi. öyle de gittim. döndüm arkama baktim, hayli yol katetmisim. sirtimi sivazladim "afferim leyn" dedim; iyi de henüz ufukta bir sey yoktu. onu ne yapacaktim? yoruldum dinlendim, karanlik cöktü uyudum.
kalktigimda bir ülkeydi yamacimda biten. duvarlari ben diyeyim yüz ayak, sen de iki yüz ayak. taslarinin her biri na su haci kalfanin baldirlari kadar genis. neresinden girilir anlamadim. bir dokundum duvarina, elim gecti öte yanina. bismillah diyerek diger elimi de uzattim. ikisini icerde birlestirdim ki kafam kadar bosluk var mi bileyim. baktim ki bosluk fena degil. kafami da soktum iceriye. o da nesi?!
ayna ayna icinde, ayna benim icimde. neyi görsem bin görüyorum. bir tamamen girdim iceriye. aman dedim, yolu kaybetmeyelim. burdan cikis olmaz belki. madem ki burasi masal âlemi.
bir aynanin karsisina gectim, yamuk göründüm. hic sevmedim. elimi uzattim. ayna kirildi. vay anasini. bir aynanin karsisina gectim, kücük göründüm. hic sevmedim ayna yok oldu. birinin yanina geldim. uzun boylu dalyan gibi bir delikanli oldum ciktim. bu halim hosuma gitti...derken tüm aynalar yok oluverdiii...
boslukta kaldim derken, etraf yesillendi. kuslar ötüverdi, insan sesleri duydum. kendimi bir pazarin ortasinda buldum.
yanina yanastim ilk saticinin "ne satarsin sen?" dedim. "ruh satarim" dedi. "alicisi var midir" dedim..."bes paraya hepsi" dedi. „cok oluyor alicisi. en cok da su adam aliyor“ diyerek eliyle yasli; ama ilerleyen yasina ragmen hâlâ yakisikli birine uzatti.
biraz cekindim, yanina yanastim ve el ettim. "ruh alirmissin. peki niye?" dedim. güldü ilkin, "onlarla besleniyorum" dedi. hayda, bir psikopatim eksikti masalda. o da oldu sagolsun. "neden ruh yersin ki?" dedim. "diri kalmak icin" dedi. "ben yesem olur mu?" dedim, "o kadar bozuldun mu?" diye cevap verdi. "ruh nasil satilir?" dedim. güldü, kayboldu.
ne bicim bir yerdeyim ben, diye gezinirken. sonunda elma satan bir kadinin tezgâhina geldim. elmadan cok daha güzeldi kadin. bir tanesini uzatti bana. yer miyim diye. cebimde bes kurus para yok. "nasil ödeyecegim?" dedim. "bir parcani alacagim senden" dedi. heh, organ mafyasi da isin icine girdi derken ben tam..."korkma korkma. vücudundan degil, ruhundan" dedi.
ruh muh dedin mi ben korkarim arkadas. aclik da basima vurmus hanisinden. "neyi alacaksin tam olarak?" dedim. "maceraciligini" dedi. elmayi elime verdiii...
(sonra o ülkeden baska bir yere tek adim atamadim. canim hic istemedi baska yere gitmeyi. )
...
elmayi yedim karnim doydu. miskinlestim, piskinlestim. bir elma daha istesem mi diye düsünürken yesil erik gördüm. yine dünyalar güzeli bir kadindi saticisi. cebimde bes kurus para yok. bir günde bu kadar ruh satmak da kâfi dedim. bir is bulmali...
kadinin yanina yanastim.
-burda is, nerden sorulur?
+is mi ariyorsun?
-evet.
+su adamin yanina git. o ruhlari topluyor. belki sana uygun bir seyi vardir.
kadinin isaret ettigi adami buldum. yamacina yanastim:
-is ariyorum ben. sende varmis dediler.
+neden ariyorsun is?
-az önce maceraciligimi sattim. demek ki artik yerlesik olacagim. yerlesik adama da is lazim.
+ruhunu satsana tamamen? henüz cok seyin eksilmemis. iyi para edersin.
-yok ruhumu satiliga cikarmayacagim. sen de hele bakalim. is var mi?
+cetin cevizsin. insanlari ikna edebilir misin?
-edemezsem hancerimi kullanirim.
+yok. ölülerle isimiz yok. diriler lâzim bize.
-hitabetim iyidir. öyle derler. bir sözlükte yazarim. yazardim. baska masal âleminde kaldi o.
+hmm, güzel. tecrübelisin yani. gel hele su yana. su sen gibi o tezgâh senin bu tezgâh benim gezinenleri görüyor musun? isin, onlari ruhlarini bana satmaya ikna etmek olacak. ne kadar aza mâl edersen o kadar yücelirsin gözümde. o zaman, ruhunu daha da eksiltmeden yanimda kalirsin. kalacak yerin de hazir hem.
**
is isti benim icin. baska cikis da yok gibiydi bu bilmedigim yerde.
ondan sonra he gün, yeni düsenlerin, ruhlari az gedikli insanlarin sarrafi oldum. herkesten önce akbaba gibi üstlerine atladim. ruhlarini cok düsük fiyatlara satin aldim...
karnim doyuyordu, sirtim pekti. maceraciligim haric tek seyim eksilmemisti. öyle saniyordum, öyle biliyordum. her gün ne istiyorsam yiyor, ne istiyorsam iciyordum. istedigimi giyebiliyordum.
pazarda yasli adami görüyordum. ona özenmiyor da degildim hani. geliyor, bir cok ruh aliyor. parasinin kiymetini biliyordu. az para edenlerden cok para edenleri yaptigini söylüyoirlardi. ondaki gücler, ruhlari birlestirip istedigi gibi olmayi sagliyordu.
gizemliydi. her gizemli sey gibi de ilgi cekiciydi. korkuyordum bu adamdan biraz da. ne zaman karsilassam bir elim hancerime gidiyordu usuldan. cinoglu cin bir sey oldugu belliydi. aklimdan gecenleri anlar gibi hinzirca gülüyordu ve bir sey demeden kaybolup gidiyordu.
rutin islerimi yaparken bir gün, geldigim yönden yaklasan bir genc kadin gördüm. alimsiz, celimsiz bir seydi. "bundan ruh mu alinir" diye düsünürken ben, yanima yanasti ve gözlerini gördüm. aman allah. isil isil parliyordu gözleri. kestane rengiydi. taze kestane gibiydi üstelik de. ince bileklerini havaya kaldirarak sordu bana:
-burasi neresi?
+bir garip masal alemi
-ne isimiz var burda?
durdum...ne isimiz vardi burda? hatirlamiyordum. gitmeyeli, gidemeyeli cok olmustu.
+ben calisiyorum burda.
-ne is islersin?
+ruh alirim.
gözlerindeki korkuyu gördüm.
-zorla mi?
+yok. rizayla. zorla ruh alinmiyor.
-neden veriyorlar insanlar ruhlarini?
+doymak icin.
-sen sattin mi?
+bir parca.
-sen bir parca mi diyorsun buna?
sinirleniyordum...
+ne demek istiyorsun?
-insanlarin ruhlarini satin aliyor, onlarla pazarlik yapiyorsun ve ruhunu sadece bir parca sattigini söylüyorsun.
vay anasini. sadece maceraciliktan gecmistim ben. tüm ruhumu teslim etmemistim kimseye. yalan söylüyordu bu yabanci kadin.
+uzun etme, verir misin?
-hayir!
tam disimin karariydi. hayir diyenler hep iyi para ederdi. üstelemenin vaktiydi. kimler icin ne diller dökmüstüm, simdi bu kadinin sadece taze kestane rengi gözlerinden isil isil parlayan ruhu icin bile bir sürü sey yapabilirdim.
yanimdan uzaklasmaya basladi. pazardan cikti, meydani gecti. yesillere dogru gitti. pesinden gittim ben de. yesilliklere hic gitmemistim. ne isim olurdu ki? her sey pazarda ve de meydandaydi. ot bok hastasi olsaydim baska yere giderdim...unutmustum...maceraci ruhumu satali epey olmustu...
kadinin ruhu dipdiriydi, eti gibi tazeydi her sey. celimsiz durusunun altinda hizli adimlarla yürüyen biri vardi. o az degil hep uz gitti. ben de pesinden...
söylediklerimi dinlemedi bile. acligina yenilmedi. yol kenarinda buldugu bögürtlenleri yedi, otlarin diplerini söktü elleriyle. o ince bilekleri kirilacak sandim. alninda ter tomurcuklari biriktikce ben üsteledim. o ses etmedi. agzini acsa, ruhu ucacakti sanki. ben bile öyle sanmistim.
bana teslim olmadi...
ben de ona teslim olmadim...
gece oluyordu, evime ve yatagima döndüm. onu biraktim yukarda.
...
aklimda o vardi uykuya yatmadan evvel. Söyledikleri beynimde dönüp duruyordu. Cidden, ruhumun tamamini birilerine, bir seylere mi teslim etmistim yoksa? Is diye yaptigim bu sey, insanlarin zayifliklarindan yararlanip onlari daha beter belalara sürüklemekten baska neydi? Ruhunu satanlar ayakli birer ölü gibi geziniyorlardi ortada. Ne yaptiklarindan, ne tattiklarinda zevk aliyorlardi. Sadece hayatlarini idame ettirmekle yetiniyorlardi.
Alinan ruhlar, birilerini besliyordu. Birilerinin yanaklarindan kan damlar, icinden sevinc akarken; birileri bos gözlerle kelebekleri, kuslari ve bulutlari izliyordu.
Ben de bu ise aracilik yapiyordum. Beynimden vurulmustum resmen.
Ertesi gün kendimi yine o yerlere vurdum. Maceracilik yoktu artik serde; ama kendimi baska seylerle kandirdim. Kadini biraktigim yerin az ilerisinde bir kuytuda silüetini gördüm:
-napiyorsun burda?
+bir seyler yakalamaya calisiyorum.
-neden?
+burdan kurtulana kadar bir seyler yiyerek hayatta kalmam lâzim
-burdan cikman imkansiz. Cikan kimse yok ki.
+hepsi ruhunu satmis da ondan. Ben satmadim daha.
-ama sen de satacaksin.
+nerden biliyorsun?
-hepsi satti da ondan. Sen de onlardan cok farkli degilsin.
+defol basimdan
-sinirlenme hemen.
(bitirmiycem bunu...sacma zaten.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder