
küçükken parmaklarımın bitiminde tırnaklarıma doğru çıkan et parcalarını yerdim hep. deri soyulurdu. kızılca et görünürdü ordan. acayip bir haz alırdım bundan. acıydı o. acırdı canım. sızlardı parmaklarım. sonra sonra bıraktım.
biraz daha büyüdüğümde cengelli iğnenin ucuyla parmaklarıma minik delikler açmaya kalktım. acısı, etlerimi yediğimdeki acı ile eş değer değildi ve vücudum ısındıkca ellerim terliyordu. korku da geliyordu acının yanı sıra. onu da bıraktım.
merkep kadar kız oldum. şimdi acı duyumsamak istediğimde insanlara, cevaplarının canımı sıkacağı şeyleri soruyorum. parmaklarımın sızısını yüreğimde duyumsuyorum. nasır bağlıyorum sanıyorum, oysa ki yaralarımın kabuklarını soyuyorum.
yanisi...demek istediğim...benim gibi psikopatların yemekten çok, kendi tenlerinde ve tinlerinde hissetmeyi sevdiği şey bu acı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder