7 Aralık 2009 Pazartesi

hurma nezdinde bir baba kiz hikâyesi


ben güzel cocuktum agalar beyler, cidden güzel cocuktum...agladigim sadece düsüslerimde kalirdi, mizikcilik yapmazdim oyun oynarken, belki de oyunlari iyi bildigimden kelli...kavgalara karismazdim, karisirsam dövülenin dayak yemesini engellemek icin diller dökerdim...arada isgüzarlik yapardim, aciktim mi milletin tostuna göz dikerdim; o olmazsa borc alirdim vermezdim...

ben güzel cocuktum velhasil, her yil mavi önlük degistirirdim, boyum uzardi sürekli. ferit'i seksekte yendigim gün klos önlük etegimi altimdaki taytimdan da güc alarak döndürü döndürüvermistim...o sinirlenmisti de, bana ders boyunca "kaplumbaga burunlu" demis durmustu hatta...

ben güzel cocuktum, babam eve gelmeyislerinin arasinda kolumdan tutar gezdirirdi beni...cok severdim onu, cocukken daha bir baska daha degisik severdim. bana kitaplar getirirdi hepsi eski kokan...o kitaplarin hepsini saklamami söyledi. sakladim ben kitaplari, sözünü tuttum...hepsini tutamadim ona verdigim sözlerin, hâlâ da tutamamisligim vardir...ama kizmiyor bana o, biliyorum...
benim güzel cocuklugumda bu babanin ve bu babayla özdeslesmis hurmanin yeri ayridir...
yillardan hangi yil, aylardan hangi ay bilemedim...ki yili bilsem, ayi da bulurduk orasi kolay...ramazan ayi'nin ilk günü. eminönü'ndeyiz baba kiz kol kola...babamin yanimda oldugunu bildigimde, sanki dünyanin neresinde olursam olayim hep birden fazlayim, ikimizin toplami ikiden fazlasini veriyor belli...
mavi musambayla örtülü seyyar satici tezgahlarina yanasiyoruz, ikimizin gözlerinin ici de isil isil...hurmayi seviyoruz biz, hem de ne kadar cok seviyoruz. zeytin gibi mesela...portakal gibi, o da olmadiysa...hurma gibi seviyoruz ki biz babamla onu!

birbirimizin gözlerinin icine bakip, o pariltilardan destek alip besyüz gram mi yoksa bir kilo mu onun tartismasini yapiyoruz, bir kilo da kara kiliyoruz...üzerinde fiyati yazan kese kagidini alip, denize nazir bir banka atiyoruz kendimizi...bir yandan gülüyoruz biz yandan hurmalarimizi yiyoruz, cekirdek citler gibi...
sonra yine el ele evimize geliyoruz baba kiz...

ve ben, o gün bugündür ne vakit hurma yesem, o kücücük güzel kiz olurum...babasinin elinden tutmus, eminönü'nde hurma yiyen...
bilirim ki, hâlâ ayni pirilti olur gözlerimizde, ellerimizi hurma tabaginda yanlislikla dolanirken, bakislarimiz birbirine degdiginde...

Hiç yorum yok:

 

biracayibkadın Design by Insight © 2009