
"seni özledigimi anladim"
dedi kadin. pis ikili iliskilerden burnunu cikartip derin nefes alabildigi zamanlardaki ilk cümlesiydi bu kendi kendine kurdugu.
"yanlis yapiyorsun"
dedi kadin yine kendine. "ama baska nasil yapilir, onu da bilmiyorsun.
üzülyorum bazen senin icin. üzüleceksin. dizlerindeki yaralarin acilacak yeniden. tuzu yakacak gözyaslarinin pihtilasmis kan arasindaki kizil derini."
"rahat birakmiyorlar"
bir baska cümlesiydi kadinin. nadasa birakmak istiyordu kendini. yenilenmenin ilk kosulu da buydu.
"ama ona karsi sorumluluk duyuyorum. ya bir sey olursa"
diye endiselendi sonra. hep baskalarini düsünmek zorunda olmanin verdigi yük agirlastirdi omuzlarini.
"ona sarilmayi özledim"
diye itiraf etti bir de. sicacik bir sarilmaydi aklinin yaylasindan o anda gecen. kelimesiz konusmaydi belki de. karadelik de olabilirdi. zaman bükülürdü, gecmis silinirdi. bosluk cikardi. sadece sarilma vardi o boslukta.
"peki berikinin canini yakabilecek misin?"
sorusuydu kendisine. cevabini bilmiyordu. beriki belki de zaten ilgilenmiyordu olan bitenle derinlemesine. o da kendi capinda bir yorgundu. o da belki nadastaydi kendince.
"seni özledim derken...yalan mi söyledim? yalan mi söyledi?"
kafasini sorular kurcaladi simdi. hayat gereksiz yere zorlasiyordu.
nadas bu degildi. nadas sessizlikti. nadas topragin kendince suda dövülmesi, buzda asinmasi ve bahar geldiginde yesil otlara evini acmasiydi. kendiyle basbasa kalmasiydi isin özünde. ne yeserecek basak, ne sökülecek burcak olacakti gövdesinde. cani yanmayacakti, yeni can yanmalarina hazir hâle gelene degin.
bunu bile beceremiyordu iste. barikatlari kuran kendi üstelik de.
daha yapilacak cok is vardi oysa. "tut ucundan birakma" diyordu bir baskasi. ucuna tutunacak yalanci seylere ihtiyaci yoktu. gercekler vardi somut ve sevimsiz; ama gercektiler. onlarla bir seyler düzelebilirdi.
basip gitmek gerektigini düsündü bir an. sonra en dogrusunun kalmak oldugunu anladi. giderek sorun cözülmeyecekti hic. evet, yapilacak cok is vardi. kacilmazdi.
isler acilarini ve kaygilarini unuttururlardi belki. denemek gerekti.
deneyecek...
-ecek, -acak kipinde yasiyordu lâkin hayati.
buna da bir care bulmak gerek...
"simdiki zamana en kestirme yol neresi?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder